<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3682282351108271929</id><updated>2011-11-27T16:39:29.839-08:00</updated><title type='text'>Peyzaj  ve Cevre Düzenleme Hakkında</title><subtitle type='html'>Sohbet bir sanattır!</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://alemizbiz-sohbet.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3682282351108271929/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://alemizbiz-sohbet.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>aLemizBiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17564253215858582572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>3</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3682282351108271929.post-6624684930894002333</id><published>2008-06-21T09:01:00.001-07:00</published><updated>2008-06-21T09:06:46.254-07:00</updated><title type='text'>Peyzaj  Nedir?</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_rcPzQOJa-H8/SF0mVphEzFI/AAAAAAAAAAo/pkGr44NRSOQ/s1600-h/05_72_73_03.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214366096928590930" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_rcPzQOJa-H8/SF0mVphEzFI/AAAAAAAAAAo/pkGr44NRSOQ/s320/05_72_73_03.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Çoğu kişinin aslında bildiği ama terim olarak çok sık karşılaşmadığı bu yabancı kelime^paysage^ Fransızcadan dilimize yerleşmiştir.Ve anlamı manzara görünüm demektir doğaya düşkün olan bir millet olarak peyzaj aslında içiçe yaşadığımız ortam denebilir.Herkesin peyzaja bakış açısı ve algıladıkları kültürüne göre değişebilir ama değişik meslek grupları peyzajı kendine göre yorumlayabilir bir orman mühendisi yada bir çoğrafyacı için kendi mesleğini ilgilendiren bir çok şeyle karşılık bulabilir.&lt;br /&gt;Mesela tanımlardan birini ele alalım:&lt;br /&gt;Peyzaj:Bir noktadan bakıldığında görüş çerçevesi içine girebilen doğal ve kültürel varlıkların bir arada meydana getirdikleri görünüştür.&lt;br /&gt;Böyle bakılınca içinde yaşadığımız dünya kaldırım taşından çocuk parkına doğa yürüyüşü yaptığımız dere kenarına,bir müzenin bahçesindeki eserlerin yerleştirilişine,çok katlı bir binanın çevre düzenlemesin,evimizin bahçesi ve rengine kadar hissettiklerimizin gördüklerimize bir yansıması halini alıyor. Türkiyede 1990 a kadar pek revaşta olmayan peyzaj bu yıldan sonra popülaritesi artmıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3682282351108271929-6624684930894002333?l=alemizbiz-sohbet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://alemizbiz-sohbet.blogspot.com/feeds/6624684930894002333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3682282351108271929&amp;postID=6624684930894002333' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3682282351108271929/posts/default/6624684930894002333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3682282351108271929/posts/default/6624684930894002333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://alemizbiz-sohbet.blogspot.com/2008/06/ou-kiinin-aslnda-bildii-ama-terim.html' title='Peyzaj  Nedir?'/><author><name>aLemizBiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17564253215858582572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_rcPzQOJa-H8/SF0mVphEzFI/AAAAAAAAAAo/pkGr44NRSOQ/s72-c/05_72_73_03.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3682282351108271929.post-1060525939452997220</id><published>2008-04-03T05:38:00.000-07:00</published><updated>2008-04-03T05:57:29.767-07:00</updated><title type='text'>Sohbet ve insanlar msn de buluştular</title><content type='html'>Öncelikle insan yaratıldı. Bir çok gelişimden geçti. İnsanlar tarih boyunca birbirlerle etkileşim içinde bulundular. Anlaşmanın en önemli unsuru konuşmak ve birbiriyle iletişim içine girmek oldu. Bu insanın ilk yaradılışında da böyleydi şimde de böyle. Sadece iletişim yöntemleri gelişti.&lt;br /&gt;  Kormayın sakın sizlere tarihten bu yana olan gelişmeleri anlatacak diilim. Zaten onları bir çoğumuz biliyoruz.&lt;br /&gt;  Direk konumuza geçeçeğim.&lt;br /&gt;  Öncelikle sohbet öyle birşeydirki hem yidir hemde kötüdür. İyi bir örnek herkez verebilir. Ben size kötü bir örnek vereyim. Mesai saati içinde özellikle üst düzey yöneticilerin bir araya gelip ben şöyle yoğunum ben böyle yoğunum diyip mesailerini bitirmesi :D&lt;br /&gt;  Yine önemli bir konu olan asıl meselemize gelelim. Baştada belirtiğim üzere sohbetin tarih gelişimi içinde aldığı ve günümüzde en çok kullanılan yöntemlerden biri olan sanal sohbet. Sizce sanal sohbet insanları ne yönde etkiliyor? Hiç düşündünüz mü? Bende sanal sohbeti kullanan bir insan olarak çok düşündüm ve iyi ve kötü yönde etkileri olduğunu çok iyi biliyorum. Artık iyisinide kötüsünüde sizler biliyorsunuz. Önemli olan bu konuyu insanın kendine sorabilmesi.&lt;br /&gt;  Son paragrafta başta bahsettiğim sohbet yöntemlerinden olan ve başlıktada belirtiğim üzerine&lt;br /&gt;insan ve msn üzerine bir kaç cümleyi sizlerle paylaşayım. Msn ve insan sohbetin günümüzde insan ve teknoloji üstüne buluştuğu önemli araçlardan biri. Bunu ne yöne çekerseniz o şekilde kazanç veya kayba neden olur. Sizlere detay yazıp ukalalık yapmak istemem. Sizlerde biliyorsunuz ki Sanal muhabbet pekala iyi ve kötü sonuçlar doğurabilmektedir.&lt;br /&gt;  Teşekkürleri sunarım.&lt;br /&gt;Tabikide sizlere sanal sohbette bu yazıdan sonra bir kaç samimi yol göstermem gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.alemizbiz.com/"&gt;www.alemizbiz.com&lt;/a&gt; adresinde istediğiniz seviyeli ve samimi ortamı bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;  Sevgi ve saygılarımla!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3682282351108271929-1060525939452997220?l=alemizbiz-sohbet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://alemizbiz-sohbet.blogspot.com/feeds/1060525939452997220/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3682282351108271929&amp;postID=1060525939452997220' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3682282351108271929/posts/default/1060525939452997220'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3682282351108271929/posts/default/1060525939452997220'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://alemizbiz-sohbet.blogspot.com/2008/04/sohbet-ve-insanlar-msn-de-bulutular.html' title='Sohbet ve insanlar msn de buluştular'/><author><name>aLemizBiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17564253215858582572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3682282351108271929.post-2865050510187287461</id><published>2008-04-03T00:38:00.000-07:00</published><updated>2008-04-03T00:43:31.451-07:00</updated><title type='text'>Hayat Hikayesi</title><content type='html'>Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış...Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. "Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı" dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki,at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi.Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın.Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler...İhtiyar: "Karar vermek için acele etmeyin" demiş."Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek bu.Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar.Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç.Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez." Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler.Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş...Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine.Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler."Babalık" demişler, "Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var.." "Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar. "Sadece atın geri döndüğünü söyleyin.Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç.Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?" Köylüler bu defa açıkçn ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden "Bu herif sahiden gerzek" diye geçirmişler...Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeyeçalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara."Bir kez daha haklı çıktın" demişler. "Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok.Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın" demişler. İhtiyar "Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş."O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı.Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez." Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler... "Gene haklı olduğun kanıtlandı" demişler. "Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer..." "Siz erken karar vermeye devam edin" demiş, ihtiyar. "Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde... Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şnssızlık olduğunu sadece Allah biliyor."Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış:"Acele karar vermeyin.Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir.Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur.Buna rağmen akıl,insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar.Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar.Bir kapı kapanırken, başkası açılır.Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3682282351108271929-2865050510187287461?l=alemizbiz-sohbet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://alemizbiz-sohbet.blogspot.com/feeds/2865050510187287461/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3682282351108271929&amp;postID=2865050510187287461' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3682282351108271929/posts/default/2865050510187287461'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3682282351108271929/posts/default/2865050510187287461'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://alemizbiz-sohbet.blogspot.com/2008/04/kyn-birinde-bir-yal-adam-varm.html' title='Hayat Hikayesi'/><author><name>aLemizBiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17564253215858582572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
